Ben Mirza Tazegül. Bu sitedeki yazıların hepsi Türkçe yazıldı; aslı Türkçedir ve benimdir.
Yazılarımı on dilde okura ulaştırmak istedim: İngilizce, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Fransızca, Arapça, Japonca ve Çincenin iki yazımı. Bunu bir yayınevi ya da çeviri bürosu olmadan, kendi kurduğum bir düzenle yapıyorum. Nasıl yaptığımı da açıkça anlatmak istiyorum.
Çeviride ve denetimde, tek bir proje altında, gelişmiş üç farklı yapay zekâdan yöntemli bir biçimde yararlanıyorum: biri çeviriyor, biri denetliyor, bir diğeri de yayından önce son kontrolü yapıyor. Ama bir yazıyı makineye verip çıkanı yayımlamıyorum. Her eser için önce bir çeviri anayasası yazılıyor; bu anayasa çoğu zaman yazının kendisinden kat be kat uzun oluyor. Anayasada hangi söz neden seçilmiş, hangi tekrar bilinçli, hangi deyim ne iş görüyor, hangi kelime başka bir kelimeyle asla karıştırılmamalı; bunların hepsi titizlikle kararlarımdan geçiyor. Gerektiğinde tek bir cümle için saatlerce geri dönülüyor; metinler yeniden ele alınıyor, düzeltilen cümle ya da cümleler komşu cümleleriyle birlikte yeniden okunuyor.
Sonra metin, çevrileceği dilin kendi dil bilgisiyle ayrıca çözümleniyor. Olayın zamanı ve mekânı, sahnelerin sırası, zaman kipleri, hitap biçimleri, kimin kime ne dediği, deyimler ve kültürel kalıplar tek tek ele alınıyor. Türkçede doğal duran bir kip ya da hitap başka bir dilde anlamı ya da sertliği değiştirebilir; bu yüzden her dil için ayrı karar veriliyor. Ayrıca bir deyimin o dilde başka bir şey çağrıştırıp çağrıştırmadığına, bir kelimenin o ülkenin bugünkü dilinde nasıl okunduğuna bakılıyor. Takılan yerler o dilin kendi kaynaklarına başvurularak çözülüyor; gerektiğinde onlarca kaynağa bakılıyor.
Ardından her çeviri, çeviriyi yapandan ayrı bir denetimden geçiyor. Çeviri de denetim de yazılı kalıplara bağlı yürüyor. Denetim üç ayrı yöntemle yapılıyor: metin çevirmen, redaktör ve son okumacı gözüyle ayrı ayrı okunuyor; tersten, yani yeniden Türkçeye doğru da okunuyor; önce Türkçeye bakmadan yalnız o dilde okunup sonra cümle cümle Türkçeyle karşılaştırılıyor. Anlamın, olay sırasının ve sözün tonunun kaybolup kaymadığı ölçülüyor. Bulunan her hata ve yapılan her düzeltme kayda geçiyor.
Amacım yazının sesini, ritmini ve derdini çevrildiği dilde de duyurmak. Edebiyatın anlam bütünlüğünü, düşüncenin ve felsefenin derinliğini çevrilen dilde eksiksiz verebilmek için çalışıyorum. Her yazı çevrildiği dilde yazılmış gibi okunmalı gözüyle son onaydan geçiyor.
Bir yazı ancak bu yoğun emekten sonra dünyaya açılmaya hazır hâle geliyor. Her çevirinin arkasında bir yöntem, bir kayıt ve bir sorumlu var. O sorumlu benim: hiçbir çeviri benim onayım olmadan yayımlanmaz.
Bu metin ve videonun altyazıları da aynı yolla çevrildi. İlginiz için teşekkür ederim.